Ticaret Bakanı Bolat: "Yapay Zeka Destekli e-PGD Sistemi ile Güvensiz Ürünleri Tespit Edeceğiz"
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Ürün Güvenliği Haftası Açılış Konferansı"nda yaptığı konuşmada, dijitalleşen ticaret dünyasında tüketici güvenliğini korumak için devreye alınacak yeni nesil denetim sistemlerinin müjdesini verdi. "Dijital Çağda Ürün Güvenliği" temasıyla düzenlenen etkinlikte, özellikl...
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Ürün Güvenliği Haftası Açılış Konferansı"nda yaptığı konuşmada, dijitalleşen ticaret dünyasında tüketici güvenliğini korumak için devreye alınacak yeni nesil denetim sistemlerinin müjdesini verdi. "Dijital Çağda Ürün Güvenliği" temasıyla düzenlenen etkinlikte, özellikle e-ticaret ve ithalat süreçlerinde yapay zekanın etkin rol oynayacağı vurgulandı.
"e-PGD Sistemi ile Dijital Denetim Dönemi Başlıyor"
Bakan Bolat, piyasa gözetim ve denetim kuruluşlarının veri temelli ve hızlı karar almasını sağlayacak Elektronik Piyasa Gözetimi ve Denetimi (e-PGD) sisteminin pilot testlerinin başarıyla tamamlandığını açıkladı.
- Yapay Zeka Destekli Analiz: Sistem, metin ve görsel analizi yaparak güvensiz ürünleri otomatik olarak tespit edebilecek.
- Risk Odaklı Denetim: TAREKS ve PGD-BİS verilerini kullanan sistem, riskli ürünleri doğrudan denetçilerin ekranına taşıyarak müdahale hızını artıracak.
e-İthalatta Çarpıcı Sonuçlar ve Kısıtlamalar
Bakan Bolat, yurt dışı e-ticaret platformları üzerinden yapılan "e-ithalat" süreçlerine ilişkin laboratuvar incelemelerinin endişe verici bir tabloyu ortaya koyduğuna dikkat çekti. Yapılan analizlerde, güvensiz ürün oranının yüzde 81 seviyesinde olduğu ve bu ürünlerin güvenlik kriterlerine uymadığı tespit edildi.
Bu bulgular ışığında 1 Şubat 2026 itibarıyla:
- Basitleştirilmiş gümrük beyannamesi uygulaması (mikro ihracat/ithalat kapsamında) durduruldu.
- Kitap, ilaç, takviye edici gıdalar ile bazı kritik bilişim parçaları istisna tutulurken, diğer tüm ürünlerin normal ithalat süreçlerine ve yerli ürünlerle aynı denetim kriterlerine tabi olması zorunluluğu getirildi.
"Tüketiciyi Korumak İçin Sıkı Takip"
Dijitalleşmenin ürün güvenliği tanımını değiştirdiğini belirten Bolat, sanal asistanlar ve akıllı ürünlerin beraberinde yazılım hataları ve siber güvenlik risklerini de getirdiğini ifade etti. Bu kapsamda atılan adımlar şunlar:
- İzlenebilirlik: "Dijital Ürün Pasaportu" mekanizması üzerinde çalışmalar sürüyor; böylece ürünün tüm yaşam döngüsü şeffaf hale gelecek.
- Platform Sorumluluğu: E-ticaret siteleri, ürün güvenliği temas noktası belirlemekle yükümlü kılındı. Güvensiz ilanlar, bildirimi takiben en geç 24 saat içinde yayından kaldırılmak zorunda.
- Taksonomi Belgesi: Satıcıların ilanlarını mevzuata uygun hazırlayabilmeleri için rehber niteliğinde bir "Taksonomi Belgesi" hazırlandı.
TAREKS ile Dijitalleşme Başarısı
İthalatta ürün güvenliği denetiminden sorumlu TAREKS sisteminin 2025 başındaki yenilenme süreciyle daha güçlü bir yapıya kavuştuğunu belirten Bolat, verilerle başarıyı özetledi:
- Başvuru Artışı: 2026'nın ilk üç ayında 1,3 milyon başvuru gerçekleştirildi.
- Güçlü Katılım: TAREKS’te kayıtlı aktif firma sayısı 130 bine, aktif kullanıcı sayısı ise 32 bine ulaştı.
- Kesintisiz Hizmet: Sistem, günlük ortalama 20 bin başvuruyu risk analizi sürecinden geçirmeye devam ediyor.
Konferansta konuşan AB Türkiye Delegasyonu Başkan Yardımcısı Jurgis Vilcinskas ise Türkiye'nin e-ticaretteki hızlı büyümesini ve ürün güvenliği konusundaki proaktif düzenlemelerini takdirle karşıladıklarını, dijital ürün pasaportu gibi mekanizmaların küresel ticaret için stratejik bir öncelik olduğunu belirtti.
Kaynak: Ticaret Bakanlığı